AMAÇ VE KAPSAM

VI. Uluslararası Dini Araştırmalar ve İnsan Sempozyumu

“Olağandışı Dönemlerde Ahlak ve Vicdan Ekseninde Değişim, Süreklilik ve Sürdürülebilirlik”

Tabiatta ve insan yaşamında olağan dönemler kadar olağandışı dönemlerin varlığı, doğa bilimleri, sağlık bilimleri, sosyal bilimler, eğitim bilimleri ve spor bilimleri tarafından araştırılmakta ve değerlendirilmektedir. Tabiatın geniş kapsamlı bir varlığını sürdürme stratejisi bulunduğu gibi insanlığın da tarihsel kapsamda kendi türsel varlığını sürdürmekle ilgili geliştirdiği stratejiler ve çözümler bulunmaktadır. İnsanlık tarihi boyunca farklı çağ ve dönemlerde doğal felaketler, salgın hastalıklar ve ekonomik rekabet temelli savaşlar yaşanmış ve insanlık bunları doğru yönetecek yolları bulmaya çalışmıştır. Tüm dünyada 2020 yılı Covid-19 virüsünün insanı biyolojik, toplumsal ve psikolojik olarak tehdit ettiği ve onun bireysel ve sosyal yaşam alanını büyük bir bilinmeze ittiği olağandışı bir yıl olarak deneyimlenmiştir. Böyle zamanlarda ve insanı endişe, tereddüt ve korkuya sevk eden benzer başka zamanlarda onun türsel devamlılığı için birtakım felsefi, teolojik, sosyolojik, antropolojik, psikolojik, politik, ekonomik, hukuki, iletişimsel, teknolojik, ekolojik, etik vb. yeni analizlere ve çözümlere ihtiyaç duyulmaktadır.

Son on yıllarda tabiatın bir parçası olarak insanın hem doğal çevre ile hem başka insanlarla ve hem de kendi gereksinimleriyle ilgili sosyal düzeninde insanı, toplumsal mevcudiyeti ve doğal çevreyi bir arada daha iyi bir aşamaya taşıyabilmek amacıyla önemli değişimler ortaya çıkmıştır. Örneğin doğal çevrenin insan yaşamı için gerekliliği düşünülerek enerji kaynaklarının elde edilmesi ve kullanımı yeniden düzenlenmiş, sosyal çevrenin insan yaşamı için önemi düşünülerek posthümanizm gibi insan olma ortaklığını en kapsamlı çerçevede içeren kavramlar üretilmiş ve bedensel sınırlılıklar, sağlık ve konforun insan yaşamındaki etkisi düşünülerek yapay zekâ, robotlar ve transhümanizm gibi olgu ve kavramlar geliştirilmiştir. İnsanın fizyolojik ve duygusal yönüyle ilgili ayrı ayrı varlığa getirilen bu olanakların onun benlik algısı, davranışları ve sosyal ilişkileri üzerindeki neticeleri henüz yeterince denenmiş değildir. Bununla beraber insanın daha mutlu ve huzurlu olacağı bir dünya arayışında mükemmelliğe yaklaşıldığı düşünülebilmesine karşın ondan her zaman bu yönlü tepkiler alınamadığı gibi yeni olağandışı dönemlerin onu endişelendirdiği ve yaşama sevincine zarar verebildiği görülmektedir.

Çağdaş zamanlarda olağandışı dönemlerin sayısında ve sıklığında bir artış dikkat çekmektedir. İnsanın canlılığını ve türsel varlığını mümkün olabilecek en fazla mutluluk ve huzurla sürdürebilmesi için ahlak ve vicdanın yeni içeriği, işlevi ve kapsamıyla ilgili çözümleme ve stratejilerin geliştirilmesi gerekmektedir. “Uluslararası Dini Araştırmalar ve İnsan Sempozyumu” şeklinde genel adı güncellenen sempozyumun altıncısı “Olağandışı Dönemlerde Ahlak ve Vicdan Ekseninde Değişim, Süreklilik ve Sürdürülebilirlik” ana temasıyla 2021 yılında Konya merkezli olarak uluslararası e-sempozyum şeklinde düzenlenecektir.

Bu sempozyum, insan ahlakı ve vicdanının olağandışı dönemlerdeki içeriği, işlevi ve kapsamıyla onun tabiat, toplum ve kendisiyle ilişkisini görece gitgide kolaylaştıran yeni dünya arasındaki ilişkileri değerlendirmeye adanmıştır. İnsanlar, yaşamanın daha kolay ve konforlu hale geldiği bir dünyada gelişen krizleri ne tür bir ahlaki ve vicdani koşullanma ve davranış saiki ile doğru yönetebilirler? Sözgelimi Covid-19 salgınına benzer küresel veya kimi zaman bölgesel kriz anlarında insanların ahlak ve vicdan ekseninde ne tür değişimler meydana gelmektedir ve bunların doğru koşullanması ve konuşlanmasına, bu doğru koşullanma ve konuşlanmanın sürekliliği ve sürdürülebilirliğine ilişkin hangi saptamalar ve öngörülerde bulunulabilir? Bu ve benzeri güncel sorulara cevap arayan bu yılki sempozyumun amacı, önce olağandışı dönemlerde insanın ahlaki ve vicdani konumlanmasının bir saptamasını yapmak, sonra bu konumlanma evreninin değişim, süreklilik ve sürdürülebilirliğini müzakere etmektir.

Sempozyuma bütün ilgili takipçiler, daha özelde yerli ve yabancı akademisyenler, araştırmacılar, aydınlar, şairler, sanatçılar, öğretmenler, öğrenciler ve STK üyeleri ve temsilcileri başvurabilirler. Sosyal bilimlerin bütün dallarını ilgilendiren olağandışı koşullarda ahlak ve vicdan ekseni bağlamında ortaya konulacak bütün entelektüel ve akademik katkıların değerli olduğunu düşünmekteyiz.

.