AMAÇ VE KAPSAM

III. ULUSLARARASI DİNİ ARAŞTIRMALAR VE KÜRESEL BARIŞ SEMPOZYUMU

“MEDENİYET VE BİRİKTE YAŞAMA KÜLTÜRÜ”

Medeniyet, bir toplumun maddi ve manevi tüm ürünlerini kapsayan temel bir yaşam şeklidir. Bilgi, inanç, değer, düşünce, tasavvur ve daha pek çok katmandan oluşan, sanat, edebiyat, bilim ve teknoloji alanlarını içeren medeniyet, toplumların yaşama şekillerini, kanaatlerini ve pratiklerini yansıtan temel oluşumdur. Bir diğer ifadeyle toplumların bütün alanlardaki birikimlerinin en üst düzeyde sergilendiği boyut olan medeniyet, gelişkin bir tasavvur ve yaşama hali olarak dikkat çekmektedir.

Medeniyet, aynı zamanda, bir bölgede, şehirde, kamusal alanda insan ilişkilerini düzenleyen ve belirleyen temel normları içerir. Bu normlar, insanların bir arada yaşama şekilleri üzerinde söz sahibi oldukları gibi, insanların birbirleriyle etkileşime girme biçimlerini de tanımlar. Medeniyetin asgari koşullarını sağladığı birlikte yaşama durumu, bir medeniyet bilinci ve tavrı olarak teşekkül eder.

Farklılıkların eşitlik ve barış temelinde birlikte bir arada yaşamalarını gerçekleştirme çabası, günümüz dünyasının temel sorunlarından birisidir. Yaşadığımız dünyada mevcut devletlerin hemen tümünün etnik, dinsel ve mezhepsel açıdan heterojen bir yapıya sahip oldukları göz önünde tutulduğunda, bu sorunun evrensel ölçekte yansımalarının olduğu anlaşılmaktadır. Özellikle farklı kültürlerin bir arada ve iç içe yaşadığı toplumlarda yaşanan sıcak çatışmalar, söz konusu hususun çok daha sıra dışı sorunları beraberinde getireceğine işaret etmektedir.

Günümüz insanlığı, medeniyet birikiminin sağladığı bir arada yaşama, farklılıkları bir araya getirme potansiyelini yitirme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Hemen her gün toplumların, toplumsal yapıların, insanların, yaşama şekillerinin, kültürlerin bölündüğü, ayrıştığı, parçalandığı görülmektedir.

Günümüz dünyasındaki pek çok medeniyet havzasında görülen etnik çatışmalar, terörizm, savaşlar, eşitsizlikler, insan hakları ihlalleri yeni medeniyet birikiminin önünde bir engel olmakla birlikte aynı zamanda farklılıkların bir arada yaşamasına karşı da tehdit oluşturmaktadır.

Böylesi bir durumun, insanlığın geleceği için de tehlike oluşturduğu açıktır. Bütün bu gelişmeler, dünyamızın farklılıkların barış ve huzur içinde birlikte yaşamalarını teminat altına alacak yeni bir medeniyet tasavvuruna ihtiyacı olduğunu göstermektedir. Var olan medeniyet birikiminin değerlendirilerek daha kuşatıcı, kapsayıcı ve toparlayıcı bir medeniyet tasavvurunun inşa edilmesi ihtiyaç haline gelmiştir. Medeniyet mirasını göz önünde bulundurarak birlikte yaşama sorununu tartışmaya açmak, yeni çözümler bulmak ise bilim dünyasının ve kanaat önderlerinin sorumluluğudur. Kültürel, dilsel, dinsel vb. çeşitliliğin bir arada barış ve huzur içinde yaşamasını temin etmek; bunun yasallaştırılmasını ve bu farklı yapılar arasında bir tür birlik hissinin oluşturulmasını sağlamak için çalışmalar yapılması gereklidir.

Bu noktadan hareketle dünyada arzu edilen ve beklenen medeniyet tasavvurunun inşasına hizmet etmek için Türkiye İmam Hatipliler Vakfı, Mayıs 2017’de İspanya’da “Uluslararası Dini Araştırmalar ve Küresel Barış Sempozyumu” serisinin üçüncüsünü “Medeniyet ve Birlikte Yaşama Kültürü” temasıyla düzenleyecektir. Sempozyum, Endülüs tarihî tecrübesinin merkezi olması hasebiyle büyük önemi haiz olan İspanya’da gerçekleştirilecektir.

Sempozyuma ilgili olan akademisyenler, öğretmenler, öğrenciler ve STK temsilcileri 13 Şubat 2017 tarihine kadar başvuruda bulunabilirler.